
Allah korkusu ve sevgisi nedir?
Soru : Kur’an’da 28 yerde Allah korkusu ile ilgili ayet geçerken, iki yerde Allah sevgisinden bahsedilmektedir. Acaba neden sevgi değil de korku?
Cevap: Kur’an’da korku kelimesi bizim ulaşabildiğimiz kadarıyla dokuz ayrı kelimeyle ifade edilmiştir. Bu kelimelerin ortak paydası korku olmakla birlikte her kelimenin ifade ettiği korkunun diğerinden farklı bir boyutu bulunmaktadır. Bu kelimeler kullanıldığı yer itibariyle özenle seçilerek anlatılmak istenen korkunun türüne en uygun düşeni ile ifade edilmiştir.
Nefsi korkulan şeyden korumak anlamında ‘takva’ (76/11), bilinen bir şeyden gelecek hoş olmayan bir şeyden korkma anlamında ‘havf’ (17/57), itaat ve tevazu ağırlıklı bir korkuyu anlatmak için ‘huşû’ (17/109) (bunun son harfi ayın), tazim ve saygıya dayalı korku için ‘huşuu’ (35/28) (bunun son harfi ye iken vav harfine çevrilmiş olan), (Bu kelimelerin başındaki hı harfi noktalı olandır), yüreği dolduran korkuyu anlatmak için ‘reab’ (33/26), dikkat ağırlıklı korkuyu anlatmak için ‘hazer’ (3/28), insanı titreten korkuyu anlatmak için ‘eşfag’ (21/28)(son harfi gaf), ürperten bir korkuyu anlatmak için ‘vecel’ (8/2), tedbir ve ihtiyatla karışık bir korkuyu anlatmak için ‘rehb’ (2/40) kelimesini kullanmıştır.
Bunu test etmek için kelimelerin yanı başına Kur’an’da geçtiği ayet numaralarını vermeye çalştık. Yerinde görüldüğü ve ayetlerin bağlantılarıyla birlikte okunulduğu zaman bu fark görülecektir.
Özellikle Mekki ayetlerde daha çok müşrik ve kafirleri Allah’ın azabından ve gazabından korkmalarını ifade eden anlam ağır basarken Medeni ayetlerde bu ifade, Müminlerin Allah’a karşı duydukları derin saygı ve dindarlığı da ifade etmektedir. Özellikle müminlere hatırlatılan “ittegıllah” ifadelerinin korku yerine saygı ile çevrilmesi daha uygun düşmektedir.
Bununla birlikte insanı yönlendiren sevgiden çok korkuları olduğu gerçeğini de görmezlikten gelmek mümkün değildir. Başta Allah’ın azabından ve gazabından korkarız, İşimizi, eşimizi, sıhhatimizi, dostumuzu, rahatımızı, çoluk çocuğumuzu, itibarımızı, malımızı, canımızı kaybetmekten korkarız.
Elbette bunları severiz de, fakat üzerinde düşünüldüğünde, korkunun sevgiye ağır bastığı görülecektir. Bu insana verilen fıtratın tezahürüdür. Kur’an’da fıtrata hitabeden bir kitap olması nedeniyle korku teması daha çok işlenmiştir.


