GenelMektuplara Cevap

Allah’ın elçileri günah işlerler mi?

SORU: Allah’ın elçileri günah işlerler mi?

CEVAP: Bu soru Müslümanlar arasında hep sorulur, ancak tatminkâr bir cevap buldukları her zaman tartışılır. Bizim Kur’an’daki Peygamber anlayışından anlayabildiğimiz kadarıyla Peygamberler de bir insandır. Her insanın sahip olduğu özelliklere sahiptir. Elçi seçilmeden önceki durumu ne ise, elçi seçildikten sonraki insani durumu da aynıdır. Değişiklik; bilgilenme ve yakini bir imana sahip olma konularındadır. Bununla beraber onun hür iradesi elinden alınıp günah işleme özelliğinde olmayan bir konuma getirilmemiştir. Fakat Yakini bir imana sahip olan elçiler bile bile bir günaha meyletmezler. Ancak bilmeden yani hakkında Allah’ın açık bir hükmü olmayan konularda yapmış oldukları içtihatlarında, görüş ve düşüncelerinde yanılabilirler. Bunun kur’an da onlarca örneği vardır. Bedir esirleriyle ilgili kararında (Enfal 8/67-69), Ümmü mektum olayında (Abese 80/1-10 ), Tahrim olayında (Tahrim 66/1-2)…Olduğu gibi. Ancak bu hataları da Allah tarafından bizzat vahiyle düzeltilmiştir. Bu da gösteriyor ki Peygamberler de hata yapabilir. Ancak hatası Allah tarafından düzeltilerek hatasız bir örnek olarak insanlığa takdim edilirler.

“Eğer O (Peygamber), bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı, Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık. Sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.” (Hakka 69/44-48) Bu tehdit günah işleme özelliği olmayan biri için yapılması elbette anlamsız olurdu. Yunus (a.s.) ‘ın bulunduğu şehri izinsiz terk etmesi ve sonunda hatasını anlayarak Allah’tan bağışlanma dilemesi de bunun açık bir örneğidir.

Özellikle Peygamberlerin İSMET sıfatı yanlış anlaşılmaktadır. Elbette peygamberler ismet sahibi insanlardır. Alenen ve bile bile bir günahı işlemezler. Yanlış olduğunu bildikleri bir hükmü uygulamazlar. Ancak hata yapabilirler. Hataları Allah tarafından düzeltilerek hatasız hale getirilirler. Düzeltilmiş bir peygamber hayatı bizler için yanlışsız, hatasız bir örnektir. Masum olmalarının sebebi budur yani ümmeti ilgilendiren konularda hataları düzeltilmiş oldukları için kimse onun uygulamasını yanlış bulamaz. Elçisini düzeltmek ancak Allah’a düşer. Bunu böyle anlamaz isek Kur’an’da yapılan düzeltmeleri izah etmemiz mümkün değildir. Bu da sadece Allah’ın vahyine muhatap olan peygamberlerine tahsis ettiği bir lütfudur. Peygamberlerin dışında hiç kimse vahiyle düzeltilme şansına sahip değildir. Peygamberler hata yapmaz derseniz; onları ilahlaştırmış olursunuz. İnsan ve kul olarak kaldıkları sürece elbette hata yapacaklardır.

Ancak elçilerin elçilik görevi ile ilgi icraatlarında insani bir müdahalede bulunmadan Allahtan almış oldukları vahiyleri olduğu gibi tebliğ etmekle yükümlüdürler. Ayetlere hiçbir müdahale etme yetkileri olmadığı için aldıkları vahiyleri olduğu gibi tebliğ ederler. Bu konuda asla hata yapma, ilave yapma veya çıkarma söz konusu olamaz. Hakka 69/44-48 ci ayetlerinde belirtildiği gibi yapılacak bir yanlışa asla musade edilmeyeceği açıkça bildirilmiştir. Bu nedenle Allahın elçileri ayetleri tebliğde asla hata yapmaları söz konusu değildir. Ayet ne ise onu aynen tebliğ etmekle mükellefdir. Bu nedenle elçiye zeval olmaz sözü meşhurdur. Çünkü elçilik yapan kimse getirmiş olduğu habere her hangi bir katkıda bulunma yetkisi yoktur. Aldığını aynen tebliğ eder. Bu konuda sorumluluk haberi gönderen makama aittir. Emir ve hüküm Allahındır. Elçiler de ümmetleri de Allahın hükmüne itaatle yükümlüdürler. Nebilerin yapmış olduğu hatalar henüz vahiyle hükmü belirlenmemiş olan konularla ilgilidir ki; bunları örnekleri ile yukarıda izaha çalışmıştık.

Hiç kimsenin istisna edilmediği şu ayeti dikkatle okuyalım:

“Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, orada hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir saat geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” (Nahl 16/61)

İlahi iradeye tümüyle vakıf olmayan ve bu konuda vahyedilenlerin dışında gaybı bilmeyen nebilerin de hata yapması gayet tabiidir.

“De ki: «Ben de ancak sizin gibi bir insanım; yalnız bana İlahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse salih amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç kimseyi ona ortak koşmasın.” (Enbiya 18/110)

 

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı