
Surelerin faziletleri ile ilgili rivayetler doğrumudur?
Surelerin faziletleri ile ilgili rivayetleri nasıl buluyorsunuz?
Cevap: Bu konuda Resulüllah’ın diliyle surelerin faziletini anlatanlardan sizlere bir örnek vermek istiyorum:
Asr suresinin faziletine dair : (Peygamberin Dilinden Surelerin Fazileti bölümünden alınmıştır.)
Bu sure, şifa için yazılır, yazı suda silinip 70 defa okunur ve hastaya içirilirse hasta şifa bulur.
Bu sure; misk, safran ve gül suyu ile dört ayrı kâğıda yazılıp mal veya eşya olan yerin dört köşesine konulursa oradaki mal veya eşya muhafaza olur.
Bir düşmandan intikam almak için o niyetle siyah bir levha üzerine cumartesi günü zuhal saatinde Vel Asrı yazıp istediğin maksat üzerine o kişinin hanesine koy o kişinin hanesinden bereket kalkar ve harap olur.”
Şimdi elinizi vicdanınıza koyup düşünün, insanlığın hidayeti için gönderilmiş bir kitap ve bu kitabın Asr suresi ki, içinde insanların kurtuluş reçetesini sunuyor. İman etmeyi, salih amel işlemeyi ve Müslümanların birbirlerine hakkı ve sabrı tesviye etmeyi öğütleyen ayetlerine nasıl bir görev yüklediklerine bakar mısınız?
“Mürekkebini suda eriterek yetmiş defa okunup hastaya içirilecek hasta şifa bulacak. Dört ayrı kâğıda misk, safran ve gül suyu ile karıştırılıp yazılacak ve dört ayrı yere konularak eşyalar korunmuş olacak. Düşmanından intikam için siyah levhaya yazıp evinin bir yerine konulacak. Bundan sonra o evden bereket kalkacak ve ev harap olacak.” El insaf!.. Peygamberimiz ümmetine büyü yapmayı öğretmek için mi gönderilmişti yoksa insanlara faydalı olmak için mi gelmişti ya da onların hanesini harap edecek şeyleri öğretmek için mi gelmişti? Düşünmemiz gerekmiyor mu?
Bu sadece bu sure için söylenenler. Daha nice uydurulmuş afakî şeyler söylendiğini hurafe kusan kitaplarda göreceksiniz. Hiçbirisine itibar edilmez. Kur’an insanları hidayete götürmek için gönderilmiş bir kitaptır onun sureleri de ayetleri de ne haptır ne de muska. Onun şifa oluşu, insanların kafasını bulandıran küfür, şirk ve münafıklık hastalıklarınadır. İman hapını yutanların gönüllerindeki düşünsel bütün hastalıklarını tedavi eder. Ancak küfür ve şirkinden vazgeçmeyenlere herhangi bir etkisi olmaz.
“Biz, Kur’an’dan öyle bir şey indiriyoruz ki o, müminler için şifa ve rahmettir, zalimlerin ise yalnızca ziyanını artırır.” (İsra 17/82)
Eğer o tıbbi bir ilaç olsaydı kâfirler için de şifa olurdu. Onlar için de sonuç hüsran olmazdı. O ancak gönüllerdeki düşünsel hastalıklara şifa verir. Bu özelliğini icra etmesi için de ona yürekten inanmak gerekir. İnanmayanların ondan öğüt alması mümkün değildir.
“Sen ancak zikre (Kur’an’a) uyan ve görmeden Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.” (Yasin 36/11)
Surelerin faziletine dair söylenen sözler bu minval üzere devam etmektedir. Bunların gerçekle alakası yoktur. Allah’ın vahyini okuyanların bu hurafelere kulak vermesi mümkün değildir. Kur’an’ı anladığınız dilden okuduğunuz zaman sizi gerçeklerle yüzleştirecek ve doğru olanı öğretecektir.
“Şüphesiz ki bu Kur’an, insanları en doğru ve en sağlam yola iletir ve salih amel işleyen müminlere de büyük bir ecir olduğunu müjdeler.”(İsra 17/9)


