GenelMektuplara Cevap

Resulullah’ın Kur’an’ı okuma usulü nasıldı?

SORU: Kur’an’ın umumiyetle tecvitli teganni ile, kimilerince de ağlamaklı bir eda ile; bazen de ses yükseltilip alçaltarak okunacağına dair İbn-i Mâce ve Buharî’de veya muhtelif hadislerde rivayetler var. Vahyin indirildiği esnada muhatap olunan ahaliye böyle mi okundu? Hal bu ki tecvid ilmi (İmam Mûsâ el Hâkanî) Hicri 325 senelerinde çıktığına göre vahiyler zamanında nasıl okunurdu? Kur’an’ın İsrâ Sûresi 28. Ayet ve Tâhâ Sûresi 44. Ayette insanlara yumuşak bir şekilde yaklaşması istenen Resulullah böyle bir okuma usulü ile nasıl tebliğ edebilir?

CEVAP: Allah Teâlâ kendi ayetlerini takdim ederken şöyle buyuruyor:

“Biz, ona şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmezdi de. Bu, ancak bir öğüttür. Ve apaçık bir Kuran’dır. Onunla diri olanları uyarsın kâfirlerin üzerine de azap hak olsun diye.” (Yasin 36/69-70)

“Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.” (Gaf 50/45)

Allak Teâlâ Kuran’da bize bir takım hikmetleri de öğretiyor. Bir olayı anlamak için aklımızı kullanmamızı öneriyor. Bizler de aklımızı kullanarak bir empati yapalım. Yaşadığımız dünyada topluma sunacağı ciddi bir fikri olan kimse, bu düşüncesini şiirleştirerek besteleyip mi sunuyor? Yahut evde evladınıza nasihat ederken öğüt verirken, dışarıda dostlarınıza bir konuyu sunarken sözlerinizi bir müzik kalıbıyla besteleyip mi sunuyorsunuz?  Böyle bir şeyin bu güne kadar benim bildiğim dünyada bir örneği olmamıştır. Olmaz da… İnsanlara dinlerini, ilahlarını değiştirmelerini önereceğiniz bir fikri, teganni ile seslendirerek yapacaksınız!..  Böyle bir şey, öğüt -nasihat olmaktan çıkıp, sadece abesle iştigal olurdu. Elbette peygamberimiz de normal bir insanın fikrini anlatırken izleyeceği yolu izleyerek, dinini anlatmaya çalışmıştır. Bahsettiğiniz gibi tecvit ve teganni olayı peygamberimizden yıllarca sonra çıkan bir hadisedir.

Bu gün Hıristiyanlar da kitaplarını bir musiki kitabı gibi nota işaretleri koyarak, o notalara göre okuduklarını görüyoruz. İslam dünyasında ise mana ve mesaj tamamen göz ardı edilerek teganni ile okumalar “Kur’an ziyafeti” adı altında icra ediliyor. Bu uygulamaların, halkı hafızların hoş sedaları ile avutmaktan başka bir anlam içermediğini anlamak için âlim olmak gerekmiyor. Bilgi ve bilinçten uzak olan icraatların etkisi asla uzun ömürlü olmaz. “kubbede kalan hoş bir seda imiş” misali bir zihniyet, bir bilinç oluşturmamaktadır. Bu nedenle ne Rabbimizin kastı budur; ne de Peygamberimiz makamla Kur’an okuyarak tebliğ yapmıştır. Yaşanılan hayatın yanlışları, olması gereken doğrularla değiştirilmek için fırsat buldukça konuşma üslubuyla bulduğu insanlara anlatılarak tebliğ gerçekleştirilmiştir. Rabbimizin tavsiyesi de bu minval üzeredir:

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı da hidayete ereni de bilendir.”  (Nahl 16/125) buyurmuştur.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir