
Allah’ın selamı rahmet ve bereketi üzerinize olsun!
Sağlık ve sıhhatle bir yılın daha sonuna ulaştıran rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Ancak bir yıla kavuşmanın sevincini yaşarken; geride bıraktığımız her saniye geriye dönüşü mümkün olmayacak şekilde elimizden kayıp gitmektedir. Gelip gitmesinde bir dahlimizin olmadığı bu zaman, aleyhimize mi yoksa lehimize mi tanıklık edecek henüz bilmiyoruz. Bu can bu tende iken elimizden geldiğince lehimize bir şeyler yapabilmek için gayretlerimizi sürdürmeye çalışıyoruz. Rabbim cümlemizin gayretini dergâhında makbul gelen günlerimizi geçen günlerimizden daha hayırlı eylesin temennisinde bulunuyoruz inşaallah.
Değerli okuyucularımız!
Siz okuyucularımıza merhaba dediğimiz 1981 yılının Ocak ayından başlayıp idrak edeceğimiz 2026 in ocak ayında yayın hayatımızın 46. Yılını idrak etmiş olacağız. Bu zaman içinde birlikte yola çıkmış olduğumuz yol arkadaşlarımızdan kimileri dünyasını değişti, kimi yolunu değiştirdi, kimi yönünü, kimileri de tepeden tırnağa tüm sahip olduklarını değiştirdi.
Bir kısmı da aynen ilk günden beri verdiği sözü hiç değiştirmeden bulunduğu yolda devam ediyorlar. Ahirete irtihal edenlerimize Allah’tan rahmet dilerken; yolunu yönünü, halini değiştirenlere de hidayetler diliyoruz. İlk günkü gibi yollarını, yönlerini ve vermiş oldukları sözlerini asla değiştirmeyenlere de gönülden teşekkür ediyoruz. Bunlar için rabbimiz şöyle iltifat ediyor:
“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler vardır. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” “Bu sebeple Allah, doğruları doğrulukları ile mükâfatlandırır; ikiyüzlüleri de dilerse azap eder, dilerse tövbelerini kabul eder. Şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir. (Ahzab33/23-24)
Bizlere bu istikrarı veren elbette temeli fıtrat üzere atılmış olan İslam ve Kur’an anlayışımızdır. İnanıyoruz ki İslam, ilk gönderildiği günden beri asla değişmemiş safiyeti ve ilahi özelliği bozulmamış, tüm tazeliği ile Allah’ın kitabında korunmuştur. Bu nedenle düşüncesini Kur’an’a dayandıranlar da aynı tazeliği, arı duruluğu, istikrarlı ve ilkeli duruşlarını muhafaza etmektedirler. Siz okuyucularımızdan da aynı kararlılığı koruyan nice kardeşlerimiz vardır ki, onlar da aynı minval üzere devamlılıklarını sürdürmektedirler. Malumunuz olduğu üzere Rabbimiz;
“Allah indinde din İslam’dır” buyuruyor. İslam ilk günden son güne kadar nasıl değişmez genel geçer doğruların kaynağı ise; değer yargılarını bu kaynağa dayandıranların hayat anlayışları ve hayatı yaşayışları da değişmeyecektir.
Aynen Râd suresin 11. Ayetinde buyrulduğu gibi:
“Bir kavim nefislerinde olanı değiştirmedikçe Allah da onların üzerindeki hükmünü / onların halini değiştirmez.” (Rad 13/11) “(Bu,) Allah’ın öteden beri sürüp gitmekte olan sünnetidir. Sen Allah’ın sünnetinde kesinlikle hiç bir değişiklik bulamazsın.” (Fetih 48/ 23)
Halini değiştirenlerin durumu ise kendi tercihleridir. “Her insan kendi tercihinin ürünüdür” kuralı gereğince sonucuna katlanmak durumunda kalacakları malumdur. Düşünce, zorla değiştirilecek bir şey olmadığı gibi, rica ve minnetle, yalvarıp yakarmakla da olacak bir şey değildir. Elbette bir kimsenin kendi iradesiyle, bile isteye kabullenerek bu yola girmesinin bir anlamı vardır. Kimseyi istemediği bir yerde tutamadığımız gibi isteyene de mani olmak gibi bir lüksümüz yoktur. Herkes tercihinin ve gayretinin ekmeğini yiyecek; zerre kadar hayrın ve zerre kadar şerrin karşılığını görecektir. Rabbimiz bakara 254. Ayetinde şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Alışverişin, dostluğun, şefaatin olmayacağı bir günün gelmeden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden hayra sarfedin. İnkâr edenler zalimlerdir.” (Bakara 2/254)
Değerli okuyucularımız!
Yıllardır bir şeyler yapmak için kardeşlerimizle birlikte gayret etmemizin gerekçesi işte budur. O son gün gelmeden önce Allah Teâlâ’nın bizlere vermiş olduğu rızkı insanlığın istifadesine sunmak için çalışmak zorundayız.
Malum olduğu üzere rızık sadece yenilen, içilen, kullanılan metalar değildir. Doğru bir düşünce, hakikate uygun bilgi de rızıkların en hayırlısıdır. Bu nedenle bildiğimiz doğruları paylaşarak bir yanlışı düzeltmek; anlayışımızda bir yanlışımız varsa düzeltilmesini sağlamak en büyük infakımız, değer biçilemez kazancımız bozulmayan mutluluğumuz ve sonsuz saadetimiz olacaktır. Bu kervana dünyevi bir beklentileri olmadan aynı duygular ile katılmak isteyen kardeşlerimize selam olsun diyoruz!..
İşte Gazze’deki kardeşlerimizin durumu gözler önünde. Nice hayatlar, nice hayaller, nice mal mülk istikbal düşleri sönüp gidiyor. Kalanlar için barınacak ev yiyecek ekmek içecek su yok. Tepelerinden ateş yağan bir ortam… Böyle bir ortamda dünya sizin olsa ne anlam ifade edecek? Asrın ibret alınacak en büyük ayeti Gazze ve Gazze halkının yaşadıklarıdır. Aslında işin gerçeği hayata gelmiş her canlı için değişen bir şey yoktur. Geldik bir biçimde gideceğiz. Uzun olsa ne yazar kısa olsa ne yazar. Herkes yaşadıklarından yaşadığı kadar sorumludur. Elimizde fırsat varken, sahih iman salih amel diye özetleyebileceğimiz katma değeri yüksek işlerle zamanımızı değerli kılmaya çalışalım. Bin yıl yaşasak ta sonuç farklı olmayacaktır. Azdan az çoktan çok sorulacaktır. Şimdi bakara 254. Ayetini yeniden okuyalım ve gereğini yapmaya çalışalım inşaallah:
“Ey iman edenler! Kendisinde alış-veriş, dostluk ve şefaat /adam kayırma bulunmayan bir gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. Gerçekleri inkâr edenler elbette zalimlerdir.” (Bakara 2/254)
Gazze’de hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Allahtan rahmet, yaralı olanlara acil şifalar, sıhhat üzere olanlara da sabır ve metanet, en kısa zamanda güven ve selamet diliyoruz. Bütün Gazze halkı ve benzer durumda olan ümmet için elimizden geldiği kadar dertlerine dermen, yaralarına merhem olmaya çalışmak üzerimize bir borç olduğunu unutmayalım, unutturmayalım inşallah!..
Değerli okuyucularımız!
Yine bu sayımızda ayın nabzını tutan yorumumuzu, gündeme uygun kavram yazımızı, Yazar kardeşlerimizin sizler içi özenle hazırlamış
oldukları özgün düşünce yazılarını, istifade edeceğinize inandığımız alıntı yazılarımızı, sanat edebiyat sayfamızda ise edebi yazılarımızı, arka kapak içinde hayatımıza dokunan ayet meallerini ve ayın derin başlıklarını sizlerin istifadesine sunuyoruz. Beğenerek okuyacağınızı umuyoruz.
Sözlerimize son verirken hepimize sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyoruz, tüm sevdiklerinizle nice yıllara ulaşmayı Rabbimizden niyaz ediyoruz. Yeni yılın ilk sayısında buluşmak üzere hepimizi Allah’a emanet ediyoruz. Hepimize huzur, sağlık ve afiyetler diliyoruz.


