GenelOkuyucu Yazıları

Dine Bakışımız Nasıl Olmalı?

Dr.Cahit Karaalp/Muş Alparslan Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Hayata bakışınızı dine olan bakışınız belirler… Dindar ve dine mesafeli olan herkes için bu böyledir… Bir öğrencimin dine mesafeli olduğunu, deizme kaydığını öğrendiğimde onunla konuşmak istedim… Ona neden böyle bir yolu tercih ettiğini söylediğimde bu dinin kendisini tatmin etmediğini ifade etmişti… Din çok basit kalıyor demişti… Neden diye sorduğumda bana; “baksanız etrafınıza, etrafımıza onca aç, işsiz, mazlum, mağdur insan varken biz hala namazı bozan, abdesti bozan, orucu bozan şeyleri konuşuyoruz… Halbuki insanların sorunları bunlar değil… Gelir dağılımdaki adaletsizlikler, torpiller, ahlaksızlıklar vs olumsuzluklar kimsenin umurunda değil vs” demişti….

Daha da konuştum… Din merkezli anlatılan birçok yalan yanlış bilgiyi kabul etmiyordu, anlatılanlar aklına ters düşüyor, din uydurma gibi geliyordu… Kendisine; “sorun sende değil evlat, sorun sana dini yanlış anlatanlarda, dini yanlış algılayanlarda, dinin hedefini amacını anlamayanlarda… Sen deist değil dindarsın, dine mesafeli değil dine yamanmış yalan yanlışları sorgulayansın” dedim… “Dinsiz, imansız” diye dışlandığını ifade eden genç kardeşime; “ben de senin gibi düşünüyorum ama senden farkım ben böyle düşündüğüm için deizme kaçmıyorum aksine İslam’a sarılıyorum, … Çünkü din bu karşı çıktığın konulara karşı çıkmakta, insana geniş bir vizyon çizmekte ve büyük bir misyon yüklemektedir” dedim… Genç kardeşimle uzun uzun konuştuk… Sonunda ikna oldu “peki bu dini nasıl doğru tanıyabilirim” dedi ve yardımcı olmamı istedi… Unutmayın! İnsanlara akılları kaçıran bir din anlatırsanız deizme yol açarsınız..

Biz Müslümanların temel sorunlarından biri belki de en önemlisi medeniyet inşa etmeyi hedefleyen dini kalplere, mabetlere hapsetmektir… Dünya hayatında insanların felahını amaçlayan dini mübini ahiret kurtuluşu için reçete görmektir… İnsanlığın terakkisi için yol gösteren kitabı sevap kitabına dönüştürmektir… Dünya hayatına çekidüzen vermek için gelen vahyi hayatın merkezinden alıp sadece taabbud aracı kılmaktır… İnsanlığa hayatın her alanında önder ve rehber olan Hz. Peygamberi birkaç sünnete hapsetmektir… Bizim sorunumuz Allah’ı, dini, kitabı, peygamberi anlamamak değil aksine eksik ve yanlış anlamaktır…

Unutmayın! Bu din, bu kitap basit hesapların değil büyük hesapların dinidir, kitabıdır… Bu kitap, namazı bozan durumları değil insanı, ahlakı, fıtratı bozan durumları konu edinmek ve çare yollarını göstermek için gelmiştir… Bu dinin elçisi hangi kıyafeti, hangi yemeği ne zaman nasıl yiyeceğinizden ziyade helal yemeyi, hakka girmemeyi, zulmetmemeyi öğretmek ve bunun mücadelesini vermek için gönderilmiştir… Unutmayın! Bu din, insanları imha etmek için değil inşa ve ihya etmek için gelmiştir… Onun için dine dar pencereden değil geniş pencereden bakmalıyız… Dinin hedeflediği hayat programını uygulamaya koyulmalıyız…

Bu programda atalet yok çalışmak vardır, bencillik yok fedakârlık vardır, zulüm yok adalet vardır, hakka isyan yok itaat vardır, adavet yok uhuvvet vardır, ikrah yok istek ve imkan vardır, kötülük yok iyilik vardır, riya yok samimiyet vardır… Kısacası bu programda hayat vardır, ahlak vardır, hayâ vardır, insanlık vardır… Gerisi basit hesapların içinde boğulmak, zihnen dar kalıplara sıkışıp kalmaktır… Yazının hülasası: Dine hangi pencereden ve nasıl bakarsanız hayata öyle yön verirsiniz… Dine büyük pencereden bak ki hedefin büyük olsun…

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı