EtkinliklerHaberler

KAYSERİ İKTİBAS’TA ESMAÜ-L HÜSNA’DAN EL HAKK İSMİ CELİLİ ANLATILDI

İktibas Dergisi Kayseri temsilciliğinde bu yıl Ramazan boyunca düzenlenmesi düşünülen etkinliklerde Esmaü’l Hüsna’dan ismi celiller konuşulacak.  EL-HAKK ismi celilini Zeki BAĞIRGAN kardeşimiz sundu.

Kayseri İktibas Dergisi Temsilciliği Ramazan etkinliğinde Teravih öncesi Allah Teâlâ’nın Esma’ul Hüsna’sından EL HAKK ismi şerifi konuşuldu, bu sohbet/konuşmayı Zeki BAĞIRGAN kardeşimiz hazırladı, kardeşimizin bu sunumunu aşağıya alıntıladık

ESMA-ÜL HUSNA NEDEMEKTİR?

İsterseniz konumuza “Esma-ülHusna”nın tanımıyla başlayalım.”Esma” isimler “Husna” da engüzel, kısaca ikisinin birleşiminden “En Güzel İsimler” demektir. Bu tanımı da şu Kuran ayetlerinden almaktadır:

“Allah, O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler de onundur.”(Taha -8)”الْحُسْنَىالْأَسْمَاءلَهُهُوَإِلَّاإِلَهَلَااللَّهُ “

En güzel isimler Allah’ındır. O’na o isimleri ile dua edin. O’nun isimleri konusunda sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir.”(7/Araf-180)

“De ki:  İster Allah diye dua edin, ister Rahman deyin, hangisinideseniz, en güzel isimler hep O’nundur.” (İsra:110)

Allahın Esmaları söylenirken sadace O’na hasrederek kullanılırken mutlaka başına “EL” Lamı tarifi veya “Ya”nida kelimesi getirilerek söylenmiştir. Misal verecek olursak “Hakk-Hakim” yerine” el-Hakk, el-Hakim veya Ya-Hakk, Ya-Hakim gibi. İnsanlara İsim Olarak verilirken de mutlaka başına “kulu” anlamında “Abd”kelimesi ilave edilmesine özen gösterilmiştir. Mesela; Allah-Rahim ve Rahman ismi şeriflerini direk insanlara isim olarak verme yerine “Abdullah-Abdurrahim-Abdurrahman” gibi. Başına mutlaka “abd” kelimesi getirilerek isim olarak verilmelidir. Bu girişten sonra bu günkü esas konumuza dönelim.

“EL-HAKK”

Allah”u Zülcelalin bu ismi şerifi, Kuranın 6236 ayeti taranmak suretiyle tesbit edilen 99 Esması içinde alfabetik sıralamada 52. sırada yer almaktadır.

El-Hak: Vacibul vucud. Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran,mutlak gerçek, hakikatin eşsiz benzersiz kaynağı demektir. Kısaca; Sahne değişsede, figüranlar değişsede, dekor değişse de, hiç değişmeyen tek gerçek, “Allah’ın varlığı” dır.

El-Hak: Kelime olarak “Hakka” kökünden gelir ve mafsal kemiğinin omuzla birleştiği ve omuz içine girdiği yere veya kalça kemiğinin bedenle birleştiği veyaomiriliklerin bir biri içine girdiği yere “huk-hak” denilir. Bu kısımların sürtünmeden mütevellit aşınmalarını önleyen ve insanı ayakta tutan yer demektir. Mürekkep hokkası ismini buradan almıştır. Biliyorsunuz mürekkep daima teze durması ve kurumaması için hokka içinde muhafaza edilir ki kuruyup kalemi ya da dividi bozmasın. Bu mafsallar yerine oturmamışsa veya çıkmışsa insanın hayatının nasıl kayıp, şasesinin bozulduğunu ve insan hayatının alt-üst olduğuna şahit olursnunuz. İşte bu bağlamda “hak”da yerini bulmazsa, hakikat yerinden çıkarsa“el-Hakk” olan Allah tarafından hak üzere yani vahiyle kurulan, Kuranla tanzim edilmiş ve kuranla nizam ve intizama sokulmuş bu kainatnizamının da o şekilde bozulduğu, dolayısı ile defertlerin, ailelerin ve cemiyetin buzulduğuna ve her şeyin hayatın alt-üst olduğuna şahit olursunuz. Nitekim malesef bugün de bunu yaşamıyormuyuz… Kurandan misal verecek olursak; “Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak Kur´an ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın.” (2/Bakara-119)

Mala uygun fiyata hak-İşçinin ve çobanın hak ettiği ücretine de “hak” denir. Hakkın zıddı-Batıldır ve batıl ise yok hükmündedir. Ayrıca hak-adalet-yükümlülük-borç-vacip-farz manalarında kullanıldığı gibi, El-Hak; sadece Allah için kullanılır. Kulluk kulların hakkıdır. Kulluk sadece Allaha yapılır. Kula kulluk yapmak Allahın hakkına tecavüz demektir. Aynı zamanda da kulun, kulluk hakkına tecavüzdür. Bunun içindir ki Allah-ı birleme yerine, O’na ortak koşmak suretiyle Şirke inanmak ve bu suretle de kula kulluk ederek Allah’ın Hakkını yemek demektir.

Kur’an-ı Kerim’de hak kelimesi yirmisi harf-i tarifsiz olmak üzere 247 yerde geçmektedir. Buna aynı kökten türeyen on dört isimle yirmi altı fiil sigası da eklenince sayı 287’ye ulaşır. Bu bağlamda “Hak”muhtelif ayetlerde hakkın Allah’tan, Allah nezdinden olduğu, O’nun vaadinin mutlaka gerçekleşeceği belirtilmek suretiyle de O’na nispet edilmiş, ayrıca çeşitli ilahi fiillerin hakla vuku bulduğu anlatılmıştır. Başkada “Kuran, vahiy, gerçek, doğru ve sabit olmak, gerekli ve layık olmak, olabilirlik niteliği taşımak, sürekli var olmak,  gerçeğe uygun bulunmak; bir şeyi sabit ve gerekli kılmak” anlamlarında masdar ve bu anlamlara dayalı bir sıfat olarak geçmekte olup Allah’a nispet edildiğinde “bizzat ve sürekli olarak var olan, gerçekliği mevcut bulunan, varlığı ve uluhiyeti fiilen tahakkuk eden” manasına gelir. Hukuk kelimesi de; Arapça “hak” (حق) kökünden gelir ve kelimenin çoğuludur.

Bu zengin kullanım içinde hak kavramı Allah’a pek çok yerde nispet edilmekte olup bunların bazısında Esma-i Hüsna’dan biri olarak doğrudan Zat-ı İlahiye’ye izafe edilmektedir. el-Hak isimi şerifinin bizzat geçtiği ve Rabbıl Alemin ile iligili olanlarını ayetlerle de örneklendirecek olursak:

“Bütün bunlar gösterir ki, Allah Hakkıntâ kendisidir, ölüleri O diriltir ve Onun gücü herşeye yeter.”(22/Hacc-6)

“Bu, Allah’ın hak ve O’ndan başka yalvardıklarının batıl olduğunu gösterir. Ki Allah, yüce O’dur, büyük O’dur.”31/Lokman-30)

Hak melik olan Allah pek yücedir, Ondan başka ilah yoktur; Kerim olan Arş’ın Rabbidir.”(23/Mu-minun-116)

“Deki, “Hak geldi, batıl yıkıldı. Zaten batıl yıkılmaya mahkumdur.”(17/İsra-81) Buyrulmaktadır.

RİVAYETLERDE “HAK”KAVRAMINA BİR ÖRNEK:

Abdullah b. Abbas’ın rivayet ettiği ve Resul-i Ekrem’in (asm) teheccüd namazındaki duasında hak kelimesi şöyle tekrarlanmaktadır: “Allah’ım! Sen haksın, vaadin hak, sözün haktır; kıyametin kopması haktır. “(Bekir Topaloğlu, “Hak”, s. 152)

RİVAYET KÜLTÜRÜ VE ÖZELLİKLE DE TASAVVUF CENAHINDA “ESMA-ÜL HUSNA” NASIL ANLAŞILMIŞ:

Ebu Hüreyre’nin rivayetinde: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları sayarsa cennete girer.” Rivayette geçen ‘ahsâhâ’ lafzı, bazı rivayetlerde “hafizaha” şeklinde geçmektedir. Nitekim Ebu Hureyrenin başka rivayetinde: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Bunları ezberleyen cennete girer. O tektir, teki sever.”(Tirmizi, ibnHibban ve Hakim]

Peygamber efendmize atfedilen bu rivayetlerde her ne kadar böyle geçmişse de inandığım Peygamber (asm) kuru kuruya sayma veya papağan gibi söylemeyi kasdetmediği kanatindeyim. Sizlerde takdir edersiniz ki cennete gitmenin bu kadar basit bir sayma ya da ezberleme ile olamayacağı, cennete gidebilmenin yolu ise vahiyle tarif edildiği aşikardır. Bununla Allah’ın ahkamıyla ve bizzat Rabbı-Alemin ile hemhal olma ve şu mekanda yapılan gibi Kuranla bağını kurarak “ihsa” ya da “hafeze” etmenin daha doğru olacağı kanatindeyim. Bu maksatla kardeşlerimiz Ramazan ayı boyunca her teravih namazından önce ve her gün ayrı bir kardeşimiz tarafından bu Esma-ülHusna sohbetleri yapılmaktadır.

Bu rivayetlerlede destekleyerek İşi daha da ileri götürmek suretiyle şöyle demişler; “Allahın bu esmasını;  Sağlam bir imana ve doğru bir ibadet hayatına sahip olmak ve başladığı işin sonunun gelmesini isteyenler için günde 108 kere söylenmesi gerektiği, ”ayrıca“ Ya Hakk ismini zikreden kişinin gizli sırlara vakıf olacağı, halk arasında sözü geçen, dinlenen bir kişi olacağı, kulluk görevlerini yerine getirmede zorlanmayacağı,  ahlakı ve durumunun düzeleceği ve batıldan uzak olacağı” gibi vehimlerle açıklamaya çalıştıklarını görmekteyiz. Kendisini “Ehli Tarik” yani yol ehli olarak tarif ve tanımlayan ama haddi zatında yoldan çıkmışlar tarafından öyle şeyler ortaya çıkarmışlarki, Allahın bu isimlerini hangisini hangi zamanda ve mekanda, hangi günler hangisini söyleyeceklerinin şema ve şekillrini bile çıkarmışlardır. Hatta bunları baş, diş, karın vb. ağrılarına hangilerinin daha iyi geldiğini bile söylemişler, nasıl dertlere deve olduğunu, yazılarına ve kitaplarına da bunu dercetmişlerdir. Daha da vahimi bunlara besteler ve güfteler bile yapıp müziklede ilişkilendirdiklerini adeta zil takıp “kah-kuh-hah” maskaralıklarıyla-şaklabanlıkla oynadıklarını da görmekteyiz. Bu konuda yazılı kaynakların ekserisinin bu mana ve boyutuyla kaleme alınıp, bu nazariye ile yazıldığını da şahit olmaktayız. Rabbım hidayet versin.

Kuranda Geçen ve “Hak” İle İlgili Kur-an’ı Kerim Ayetlerinden örnekler:

“Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. (Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz. (2/Bakara-42)

“Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur´an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. (2/Bakara-119)

“Allah´ın kullarından, dilediğine kendi fazlından (peygamberliği) indirmesini ´kıskanarak ve hakka baş kaldırarak´ Allah´ın indirdiklerini tanımamakla, nefislerini ne kötü şeye karşılık sattılar. Böylelikle gazab üstüne gazaba uğradılar. Kafirler için alçaltıcı bir azab vardır. (2/Bakara-90)

“Gerçek hak Rabbinden (gelen)dir. Şu halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (2/Bakara-147)

“Her nereden çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. (2/Bakara-149)

“Bu, Allah´ın Kitabı şüphesiz hak olarak indirmesindendir. Kitap konusunda anlaşmazlığa düşenler ise uzak bir ayrılık içindedirler. (2/Bakara-176)

“(Kocası tarafından) Boşanan (kadın)ların maruf (meşru) bir tarzda yararlanma (ve geçim pay)ları vardır. Bu, sakınanlar üzerinde bir hak (borç) tır. (2/Bakara-241)

“İşte bunlar, Allah´ın ayetleridir; onları sana bir hak olarak okuyoruz. Sen de gönderilen elçilerdensin. (2/Bakara-252)

“O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat´ı ve İncil´i de indirmişti. (3/Ali-İmran-3)

“Ey Kitap Ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı gizliyorsunuz? (3/Ali-İmran-71)

“Bunlar sana hak olarak okumakta olduğumuz Allah´ın ayetleridir. Allah, alemlere zulüm isteyen değildir. (3/Ali-İmran-108)

“Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek ve bir hak olarak verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin. (4/Nisa-4)

“Şüphesiz, Allah´ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma. (4/Nisa-105)

“Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah´tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (5/Enam-8)

“Kendilerine hak gelince, onu yalanladılar; fakat alaya aldıklarının haberleri onlara gelecektir. (6/Maide-5)

“Senin kavmin, O Kur´an hak iken onu yalanladı. De ki: “Ben, üzerinize bir vekil değilim.” (6/Maide-66)

“Rabbin seni evinden hak uğrunda (savaşa) çıkardığın da mü´minlerden bir grup isteksizdi. (8/Enfal-5)

“O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır. (7/Araf-8)

“Gökleri ve yeri hak ile yarattı: O, şirk koştukları şeylerden yücedir. (16/Nahıl-3)

“O, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı gerçekleştirmek ve batılı geçersiz kılmak için (böyle istiyordu.) (8/Enfal-8)

“Müşrikler istemese de O dini (İslam´ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O´dur. (9/Tevbe-33)

“Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. (10/Yunus-82)

“Gerçek şu ki, Rabbinin kelimesi üzerlerinde hak olanlar, onlar inanmazlar. (10/Yunus-96)

“Sonra biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü´minleri kurtarmamız bizim üzerimize bir haktır. (10/Yunus-103)

“De ki: “Ey insanlar, şüphesiz size Rabbinizden hak gelmiştir. Kim hidayet bulursa, o ancak kendi nefsi için hidayet bulmuştur. Kim saparsa, o da, kendi aleyhine sapmıştır. Ben sizin üzerinizde bir vekil değilim.” (10/Yunus-108)

“Elif, Lam, Mim, Ra. Bunlar Kitab´ın ayetleridir. Ve sana Rabbinden indirilen haktır. Ancak insanların çoğu iman etmezler. (13/Rad-1)

“Peki, sana Rabbinden indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen kişi, o görmeyen (a´ma) gibi midir? Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünebilirler. (13/Rad-19)

“Allah´ın gökleri ve yeri hak ile yarattığını görmüyor musunuz? Dilerse sizi giderir-yok eder ve yeni bir halk getirir. (14/İbrahim-19)

Hak olmaksızın biz melekleri indirmeyiz. O zaman da onlara göz açtırılmaz. (15/Hıcır-8)

“De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.” (17/İsra-81)

“Biz onu (Kur´an´ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik. (17/İsra-105)

“İşte Meryem oğlu İsa; hakkında kuşkuya düştükleri “Hak Söz“.(19/Meryem-34)

Hak olan, biricik hükümdar olan Allah yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur´an´ı (okumada) acele etme ve de ki: “Rabbim, ilmimi arttır.” (20/Taha-114)

“Hayır, biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah´a karşı) Nitelendire geldiklerinizden dolayı eyvahlar size. (21/Enbiya-18)

“İşte böyle; şüphesiz Allah, hakkın kendisidir ve şüphesiz ölüleri diriltir ve gerçekten her şeye güç yetirendir. (22/Hacc-6)

“İşte böyle; çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. O´nun dışında, onların taptıkları ise, şüphesiz batılın ta kendisidir. Gerçekten Allah, yücedir, büyüktür. (22/Hacc-62)

“Hayır, biz onlara hakkı getirdik, ancak onlar gerçekten yalancıdırlar. (23/Mü-minun-90)

Hak melik olan Allah pek yücedir, Ondan başka ilah yoktur; Kerim olan Arş´ın Rabbidir. (23/Mü-minun-116)

““O gün, Allah hak ettikleri cezayı eksiksiz verecektir ve onlar da Allah´ın hiç şüphesiz hak olduğunu bileceklerdir. (24/Nur-25)

“Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler. (24/Nur-49)

“Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım. (25/Furkan-33)

“Sen, artık Allah´a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin. (27/Neml-79)

“Mü´min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun´un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız. (28/Kasas-3)

“Böylelikle, gözünün aydın olması, üzülmemesi ve gerçekten Allah´ın va´dinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler. (28/Kasas-13)

”Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır. (29/Ankebut-44)

“Orada ebedi olarak kalıcıdırlar. Allah´ın va´dihaktır. O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. (31/Lokman-9)

“Yoksa onlar: “Bunu uydurdu” mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar. (32/Secde-3)

“De ki: “Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir.” (34/Sebe-49)

“Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. (36/Yasin-7)

“(Kur´an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). (36/Yasin-70)

“Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O´dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam´ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (61/Saff-9)

“Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi de güzel yaptı. Dönüş O´nadır. (64/Tegabun-3)

“Ve onların mallarında belirli bir hak vardır: (70/Naziat-24)

“İşte bu, hak gündür. Şu halde dileyen Rabbine bir dönüşyolu edinsin. (78/Nebe-39)

“Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.(Asır-3)Olarak 247 ayetten bazılarını burada sunmaya çalıştım.

Değerli kardeşlerim; Sözlerimi noktalarken, Ramazanınız bereketli ve Kuranın doğum gecesi olan “Kadir” gecenizi tebrik eder ve akabinde inşallah kavuşacağımız bayramsa bayramınız mübarek olsun… amin… Vesselamumetitebealhuda… vel furkan…

Daha Fazla

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir