
Peygamber için fazilet ve vesileyi neden diliyoruz?
SORU: Peygamber artık yaşamıyorsa vesileyi ve fazileti niye diliyoruz ona? Allah’ın ona bunları vermesi için biz mi talep kar olmalıyız. Biz ona bunları dilersek o da bize cennete girmek için şefaatçi mi olacak?
CEVAP: Yukarıdaki açıklamalarımızla birlikte düşünüldüğü zaman, şefaat sözcüğünün bu cümleye ilave edilmiş asılsız bir ilave olduğunu görmemiz mümkündür. Bunun sebebini birinci sorunuzda cevapladığımız için o konuya tekrar girmeyeceğiz. Fakat bizim birbirimizle ilişkilerimiz hayatla sınırlı olmadığı gibi; Peygamberimizle olan ilişkimizde hayatla sınırlı değildir. Ancak aramızda yeniden dirilip hesap görüldükten sonra herkes kendisine hükmedilen ile baş başa kalacaktır. Allah Teâlâ, geçmiş Peygamberler için, “Âlemler içinde Nûh’a selam olsun! İbrahim’e, Musa’ya, İlyas’a, Peygamberlere selam olsun, Yahya (as) için:” Doğduğu gün, öleceği gün ve tekrar diriltileceği gün ona selâm olsun.” (Meryem 19/15) buyurmuştur. Ölü ve dirilerimize hayır duada bulunmak önce bizim hayrımıza olan bir davranış olmakla birlikte, tüm inanlar için hayatta olduğumuz sürece onların hayrını istemek ve güzel temennilerde bulunmak imanımızın gereğidir. Bu konuda İbrahim (as)’ın şu duasını hatırlayalım:
“ Ya Rabbi! Hesap günü, beni, anne- babamı ve bütün inananları bağışla.” (İbrahi14/41) diye tüm inananlara dua ediyor. Bizler de, Allah’ın elçisi ve bize şerefimizi temin edecek kitabı getiren Peygamberimizin övülen bir makama ulaşmasını temenni etmemizin yanlışlığı söz konusu değildir. Sadece Peygamberimiz için değil tüm geçmiş din kardeşlerimiz için Allah’tan bağışlamasını ve cennet nimetlerine kavuşturmasını niyaz ediyoruz. Birimiz hepimiz, hepimiz hepimiz için beş vakitte dua ediyoruz. Tahıyyatta okuduğumuz “Rabbena” dualarında olduğu gibi.


