GenelMektuplara Cevap

Bazı hadislerde ve yazılarda Peygamberin mehdiyi müjdelediği, gelecekten haber verdiği söyleniyor bu sahih midir?

SORU: Kuran-ı Kerim’in bazı ayetlerinde işaretle, Peygamber’imizin (sav) hadislerinde de sarahatle Mehdi’nin geleceği müjdelenmiştir. Bazı ayet-i kerime ve ehadis-i şerife ahir zamanda gelecek bir müceddid-i ekber’i mana-yı işari ile haber veriyorlar. (Tılsımlar Mecmuası,168) Bu ifadelerde geçen ayet yada hadisler gerçekten bu haberleri veriyor mu? Kasdedilen ayetler acaba hangileridir? Bu manada peygamberimiz gelecekten haber verebilir mi?   

CEVAP :Hukukta bir kural vardır, “Müdde-i iddiasını ispat etmek zorundadır” diye. Tılsımlar Mecmuasının yazarına da, bahsini ettiği “bazı ayetler” hangileri ise açıkça ortaya koyması daha uygun bir davranış olurdu. Elle tutulur bir delilden yoksun olanlar, öyle yuvarlak ifadeler kullanıyorlar ki, duyunca irkiliyorsunuz :”Mana-yı işari ile haber veriliyor” ifadesi aslında  işin dayandırıldığı adresi göstermesi açısından bir ip ucu vermektedir. Çünkü işârî mana :  Bir kelamın doğrudan değil, işaret olarak ince anlamlar taşıması olarak tanımlanmıştır. Örneğin: Fetih suresinin 29. ayetinin  dört halifeye işaret ettiğini söylemeleri gibi. Bu ayetten dört halifeye işaret edildiğini nasıl çıkardıklarına birlikte bakalım:

“Muhammed Allah’ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nişanları vardır. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ziraatçıların da hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vâdetmiştir.” (48/29)

Burada anlatılan müminlerin genel vasıfları olduğu halde,  İşari mana ile kendilerince bir anlam yükleyerek ayet’e istenileni söyletmiş oluyorlar. “Beraberindekiler” ifadesini  mağara arkadaşı olan Hz.  Ebu Bekir’e (r.a), “kafirlere karşı çok çetin” ifadesini  Hz. Ömer’e (r.a),  “aralarında merhametliler” ifadesini  Hz. Osman’a,  “onları rüku ve secde ederken görürsün” ifadesinin de Hz. Ali’ye (r.a) işaret ettiğini söylemektedirler. Ayetin vermek istediği mesajla ne kadar alakası olduğunu düşünmek gerek. Allah bu ayetle genel anlamda Müslümanların vasıflarından bahsederken, bunu sadece  dört insana hasretmek doğru bir anlayış değildir. Asıl olan ibarenin delaletidir. Bir kasıt bir karine olmadan ibareyi  tahsis etmek doğru bir yöntem  değildir. Bu anlayışla Kur’an’a istenilen her şey söyletilebilir. Nitekim böyle de yapılmıştır. Şia  Hz. Alinin halifeliğine işaret eden onlarca ayet olduğunu söylerken; Tasavvuf ekolü de kendi tezlerini desteklemek için “her yüz yılda bir müceddid” geleceğini haber veren ayet ve hadislere işârî  manalar yükleyerek anlayışlarını meşrulaştırmaya çalışmışlardır!                                  Ancak gerçekte, Ahir zamanda Mehdinin ve Mesih’in geleceğine dair ayet olmadığı gibi bir tane bile sahih hadis bulmak mümkün değildir. İbn  Haldun  Mukaddime’sinde bu konuyu  ele alır ve mehdi hadislerinin hiç birinin itimada şayan olmadığını söyler (Mukaddime, II/205).

İslam ve Yahudi Mezhepleri’nin yazarı Yaşar Kutluay : ”İslamiyet’teki Mehdi inancı Mesih ve onunla ilgili fikirlerin yansımasından ibarettir” demektedir. (İslam ve Yahudi,s.214)   Ahmed  Emin, Mehdi inancının Alevilerde, Emevi ve Abbasilerde değişik şekiller aldığına dikkatleri çekerek;  Mehdi inancını halifeliği kaybetmenin ardından Şianın uydurduğunu açıkça ifade etmektedir. (Duha’l İslam, III/241)  Ayrıca bu konuyu Yüksek Lisans Tezi olarak çalışan Kardeşimiz Mehmet Ali Durmuş bu çalışmasını  ‘Haberlerin Ağında Mehdi’ adıyla Anlam Yayınevi tarafından yayınlamıştır. Kitabın muhtevası bu konudaki haberlerin itimada şayan olmayan uydurma haberler olduğunu ortaya koymaktadır.  İslam ümmeti arasında hiziplerin doğmasıyla birlikte bu tip haberlere ihtiyaç duyanlar, meşruiyetlerini temin için bu yollara baş vurmuşlardır. Varlıklarını onaylatmak, yaptıklarını meşru göstermek için Ya ayetlere  işarî manalar vermişler; Ya da İstediklerini Peygambere söyletmişlerdir!

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir