GenelYazarlardanYazılar

Bakıp Görmezden, Duyup Duymazdan Gelmek

İnsan ve toplum düşüncesi davranışlarını şekillendirir.

Düşünebilme özellikleri ile var edilen insan, diğer insanlarla yaşayabilecek özellikleri ile teçhiz edilmiş olduğundan dolayı, birlikte yaşayabileceği insanlarla temel referansları bakımından eşittir.

Bu eşitliği kendi nefsine bırakılmadığı için, tarihin her döneminde vahiyle muhatap edilmesi tesadüf değildir.

İlmin ve bilginin kaynağı akla hitap eden vahiydir.

İnsan vahyi terk etme konusunda türlü mazeretlerin ardına sığınarak, onun işlevselliğini yorumları ile nötralize etmiş, bilinmeyen (gayb) alanlarda tevili esas alarak akla ziyan çıkarımların ardına düşerek, ilahlık olmasa da, alt konumda yer edinme yanlışını ilkeselleştirip, adeta ilahlaşma serüvenine haddi aşma pahasına (Allah’ın ortağı) olmaya kendinde hak görme durumunda kalmıştır.

Meşhur samiri mazeretinde olduğu gibi “ Bana nefsim / Ona nefsi sevimli göstermiştir. Nefsinin (heva) Kılavuzluğu ile hududullahı çiğneme, haddi aşma, yaratılış amacından sapma durumunu istihsal etmiştir.

Dün bu durum öyle iken bu gün çok mu farklı?

Hayır.

İnsan bu!

Var olduğu müddetçe fıtratındaki iki eğilimden birine meyletmektedir.

Özellikle de fücura  olan meyil daha baskın çıkabilmekte, takvayı olur olmaz bahanelerle eskitip, görmezden gelip, tevillerle yoldan çıkmaya aday olmaktadır.

İnsanlardan oluşan toplumlar, cemaatler, cemiyetler de bundan gerektiği kadar nasibini almaktadır.

Vahiyle bütünleşmiş resullerin yolundan çıkıp nefislerinin istek ve arzularına uymayı marifet addederek ( Çağdaşlık, bilimsellik, toplumsa büyüme, birer sapma vasıtası olarak gündemin başköşesine, masum kılıflar veya dini motifler ambalajı ile sunularak takdim edilmekle, şeytanın, tagutun yolunda ömür tüketilmektedir.

Yarın (ahiret) hesabı nostaljik bir anı malzemesi malzemesi yapılmakta, sanki gelmeyecekmiş gibi yaşam sürülmeye devam edilmektedir.

Yaşamlarının her alanında vahiyden kopan tüm insanlığa ilahi hitap.

“Fe Eyne Tezhebun. Tekvir 26. Nereye bu gidiş?

“Peki “Hal böyleyken siz / Biz / onlar ” nereye gidiyoruz? İnsanlık nereye gidiyor.

Toplum nereye, cemiyetler, cemaatler topyekûn; İnsan nereye?

Sanki cehenneme bilet alınmış!

Lüks yaşama endeksli modern ultra konfor, günü gün etmekten gayrı düşüncesi olmayan toplumsal yapının bireyleri, Vahyi duyurmaya çalışan bir cimcik (maya) insana duyarsız, alaycı, tepeden bakarak “siz halen orada mısınız!

Dercesine.

Evet, biz halen oradayız. Olmaya da devam edeceğiz. Ettiğimiz gibi. Biz yarına(ahrete) İnanıyoruz.

Hesaba, kitaba, mizana. Ebedi âlem için geçici dünyayı tercih etmiyoruz.

Vahyi ilkeselleştirip yaşanan hayatın onun kontrolünde olmasını arzu ediyoruz.

Biz diğerleri gibi ayetteki uyarıyı “bakıp görmezden gelemiyoruz. Duyup duymazdan gelemediğimiz gibi.

M.Akif merhumun dediği gibi,

İbret olmaz bize her gün okuruz ezber de
Yoksa hiç mana aranmaz mı bu ayetler de
Lafzı muhkem yalnız anlaşılan kuranın
Çünkü kaydında değil hiç birimiz mananın
Ya açar nazmı celilin bakarız yaprağına
Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağına
İnmemiştir hele Kuran şunu hakkıyla bilin
Ne mezarlıkta okunmak ne fal bakmak için.

Rahmet ola.

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir