
Şehit kime denir?
SORU : Gayesi İslam olmayıp da savaşta ölenlere şehit denir mi?
CEVAP: Konunun anlaşılması için şöyle bir örnekle yola çıkalım: Toplum nezdinde araba kullanan her insana verilen bir unvan vardır. Adı Ahmet’tir, Mehmet’tir, Hasandır fark etmez. Kullandığı arabanın yerli veya yabancı olması da önemli değildir. Kendi arabası olması veya başkasının arabası olması da farketmez. Araba kullanıyor ise ismi/unvanı şofördür. Kullandığı vasıtaya göre baktığımızda ise, taksi kullanıyor ise taksi, kamyon kullanıyor ise kamyon, otobüs kullanıyor ise otobüs şoförüdür. Bu isimlendirme dünyanın her yerinde aynıdır. Çünkü kişi, yaptığı işe göre isim alır. Hiçbir yerde otomobil kullanana kamyon şoförü denmez, denemez.
İnsanların hayatta önemsedikleri, uğruna ölümü göze alacakları düşünceleri, dinleri, kutsadıkları değerleri vardır. Bu değerler uğruna sürdürdükleri bir mücadeleleri vardır. Her insan ne için, kim için, kimden yana, kimin adına bu mücadelesini sürdürdüğünü herkesten daha iyi bilir. Bu da tüm insanlar için geçerli bir kıstastır. İşte uğruna ölümü göze aldığı değer veya değerler, kime ait, kim için ise insan da bunlar için ölünce, uğruna öldüğünün şehidi/şahidi olur. İslam bu kavramı o denli yüce tutmuş ki, Allah indinde Peygamberlikten sonra gelen bir makamdır. Bu makama Allah adının yücelmesi için malıyla ve canıyla cihad eden ve bu yolda bu amaçla ölen veya öldürülen kimseler için layık görülmüştür. Bu kimselerin yolu İslam, işi cihat, niyeti İla’yı Kelimetullah, hedefi Allah rızası, ulaştığı makam ise şahadettir. Gerçekten iman edenlerin yegane hedefi budur. “O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.”(4/74) “(Ey Muhammed!): “Allah yolunda savaş. Sen, ancak kendinden sorumlusun. İman edenleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin şiddet ve baskısını önler. Allah’ın kahrı da, ibret alınacak cezası da, pek şiddetlidir.”(4/84) “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız.” (2/154) “Andolsun ki, eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz kesinlikle Allah’ın bir bağışlaması ve rahmeti, onların dünyada kalıp toplayacakları şeylerden daha hayırlıdır.” (3/157)
Bütün vurguların ortak paydası Allah yolunda olmak ve Allah yolunda ölmektir. Bu şerefe ulaşan kimseler yeniden dirilip arkada kalanlara bu işin güzelliğini müjdelemek isterler: “Ona “Cennete gir” denilince, “Keşke milletim Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama mazhar olanlardan kıldığını bilseydi” demişti.” (36/26-27)


