DuyurularGenel

Bayram mesajı

BAYRAM: Kökü geçmişin derinliklerinde dalları ise geleceğe uzanan toplumsal bir olay.
Ferdin toplumla toplumun da fertlerle buluşmasını, kucaklaşmasını ve kaynaşmasını temin için yaratanın bir ikramıdır. Fıtratın yinelenmesi, toplumsal barışın temini ve ferdin iç huzurunu sağlamak için yılda iki kez kavuştuğumuz bir nimet.
Ezan okunduğu zaman namazımızı eda etmeye koştuğumuz, Ramazan ayı geldiğinde orucumuzu tutmaya başladığımız, imkânlarımız uygun olduğunda hacca gittiğimiz gibi, bayramlarımızı da aynı iman ve anlayışla kutlamanın gerektiğine inanıyoruz. Hayatın içinde cereyan eden olaylar, dünyanın içinde bulunduğu şartlar bayramlarımızı bayram olarak icraya mani olmamalıdır. İslam’da bayram, oyun ve eğlence zamanı olmadığı gibi, kapıları kilitleyip tatile çıkarak kafa dinleme zamanı da değildir. Bilakis başta aile çevremiz olmakla birlikte içinde bulunduğumuz çevreyle hemhal olarak karşılıklı ilgi, sevgi ve saygı bağlarını geliştirmek, bir birimizin haline durumuna vakıf olmaktır. Bu vesile ile yakınlar arasındaki kırgınlık ve dargınlıkların giderilerek sevgi ve saygı ortamını yeniden tesis etmektir. Akraba ve komşular arasında olması gereken her türlü yardımlaşmanın temelleri yine bu ziyaretlerle atılacaktır. Böylece biz toplumdan toplum da bizden haberdar olarak, karşılıklı sevgi, saygı, birlik ve beraberlik içerisinde hayatı paylaşmanın ve bunların tümünü Allah için yapmanın bilincine ermek bizim için bayram olacaktır.
“Bayramları bayram gibi yapmak” sözü belli hassasiyeti olan kimseler tarafından hemen her bayramda dile getirilmektedir. Herkesin bayramdan anladığı farklı olmakla birlikte, ortak olan tarafı şu olsa gerek: Bayram yapabilmek için dünyanın huzurunu kaçıran bir olayın olmaması, insanların huzur içerisinde, kurdun koyunla gezdiği, kanın, gözyaşının, zulüm ve haksızlıkların olmadığı bir dünya olmalı ki, bayramları bayram gibi yaşayalım.
Bunların olduğu bir dünyada nasıl bayram edebiliriz anlayışıdır. Böyle bir temenniye katılmamak mümkün değildir. Ancak bunların olmadığı bir dünya hiç olmamış ki. Saadet asrı diye tanımladığımız bir dönemde bile bunların hepsi mevcuttu. Peygamberimizin 23 yıllık risalet yılları Mekke’si ve Medine’si ile zulüm, hakaret, sürgün, savaş, tehcir ve yokluklarla dolu dolu geçtiğini görüyoruz. Ama Allah’ın Resulü ve arkadaşları hicretin ikinci yılından itibaren her yıl bayramlarını kutluyorlardı. O gün de, kan, gözyaşı, savaş, küfür, zulüm ve haksızlıklarla dolu bir dünya vardı. Ancak onlar bayramları dünyadaki bunca olumsuzluğu bitirmek için bir vesile sayıyorlardı. Devlet ve millet olarak kaynaşmaya, bir ve beraber olmaya fırsat olarak görüyorlardı. Gerçekten de bunu temin edecek bir uygulamayı gerçekleştirerek:
“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurat 49/10)
“Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişiler idiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız.” (Ali İmran 3/103) ilkesinin gereğini yapıyorlardı.
Çünkü “Girmeden bir millete tefrika düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez”di. Millet olarak birlik ve beraberliğimizi temin etmeden, kendi içimizde arınmayı gerçekleştirmeden toplumu düzeltmek, zalimle mücadele etmek, zulmü ortadan kaldırmak mümkün değildir. Peygamberimiz (as): “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamlaşmayı yaygınlaştırınız” buyuruyor. İşte bayramlar selamlaşmak için tanınan fırsatlardır. Bu fırsatları gereği gibi değerlendirelim istiyoruz. Yıllardır kapısını çalmadığımız, hatırını sormadığımız, halinden haberdar olmadığımız nice insanların sevinç ve kederlerini paylaşmak, varlık ve yokluklarına çare olmak için bundan daha uygun bir fırsat olamaz.

Bizler bu duygular ile yola çıkalım, seveceğimiz, sevineceğimiz ve sevindireceğimiz nice gönüllerde yer bulacağımıza inanıyoruz.
Bu duygularla İKTİBAS ÇİZGİSİ AİLESİ OLARAK tüm Müslüman kardeşlerimizi Allah’ın selamıyla selamlıyor, onun rahmet ve bereketinin sizlerin şahsında tüm ümmetin üzerine olmasını temenni ediyoruz. Sevdikleriniz ile daha nice bayramlara kavuşmanızı Allah Teâlâ’dan niyaz ediyor; RAMAZAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDİYORUZ.

Daha Fazla Göster

İktibas Çizgisi

İktibas Çizgisi Yönetici

Popüler Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close