GenelMektuplara Cevap

Kur’an’da “Kitaptan bir şeyi gizlemek” ifa­desi hangi anlamda kullanılmıştır?

Kur’an’da “Kitaptan bir şeyi gizlemek” ifa­desi hangi anlamda kullanılmıştır? Ayetler, İslam’ı çarpıtanları mı hedef almıştır? İslam’ı anlatması gere­kenler, şu veya bu sebeple İslam’ı anlatmadıkların­da, anlatamadıklarında onlarda uyarılmış ve ayetle­rin muhatabı olmuşlar mıdır?

Cevap: “Kitaptan bir şeyi gizleme ifadesi” soru­nuzda kastettiğiniz anlamlardan her birine hamlet­meye müsait olduğu gibi hepsini kapsayacak özelliğe de sahiptir. Ayette geçen fiilin aslı “ke-te-me” ört­mek, gizlemek anlamına gelmektedir.(2/159-174), (3/187) Bir şeyi gizlemeye çalışan kimse içinde bulunduğu ortama göre neyi ne miktar gizlemeyi uy­gun görürse o miktarını örtmeye çalışacaktır.

Örtmenin biçimselliğine gelince yine örten, gizle­yen kimsenin içinde bulunduğu şartlar gereği, mu­hatabının durumuna göre, eliyle örtmesi gerekiyor ise eliyle örtecek, diliyle örtmesi gerekiyor ise diliyle örtecek, sanat yaparak örtecek, felsefe yaparak örtecek, bilimsellik adına örtecek, tarihsellik adına örtecek, çağdaşlık adına örtecek, modernlik adına ör­tecek, laiklik ve demokratlık adına örtecek, vatan ve millet adına örtecek, makam, mevki ve dünyevi çı­karlar için örtecektir.

Bunu insan, konuşarak yapabileceği gibi susa­rak da yapabilir. Aynı zamanda yukarıda saydığımız nedenler adına konuyu başka bir alana kaydırarak da yapabilir. Bu tamamen kişinin maharetine bağlı­dır.

Konunun Kur’an’da ele alınışı şöyledir:

“Allah kendilerine kitap verilenlerden onu mutla­ka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksi­niz diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı et­tiler. Onu az bir dünyalığa değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür.”(3/187)

“Meryem oğlu İsa, ‘Ey İsrailoğulları! Ben, benden önce gelmiş olan Tevrat’ı doğrulayan, benden sonra gelecek ve adı Ahmet olacak bir elçiyi müjdeleyen, Allah’ın size gönderdiği bir elçiyim’ demişti. Ama o elçi (Muhammed a.s) kendilerine açık belgelerle gelince ‘Bu apaçık bir sihirdir’ dediler”(61/06). İnanıyoruz ki Allah İncil ve Kur’an’da beyan ettiği bu hakikatleri Tevrat’ta da bildirmiştir. Fakat onlar üç günlük dünya nimetlerini ve dünya metaını tercih ettiklerinden dolayı hem İsa (a.s)’ı hem de Muham­med (a.s)’ı inkar etmişlerdir.

“Kendilerine kitap verdiklerimiz onu kendi oğulla­rını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyan edenler varya! İşte onlar inanmazlar.”(16/20)

Bu inkarlarıyla hem kendi ellerindeki kitabın açık ayetlerini örtüyorlardı, hem de yaşayan bir elçinin dilinden dökülen vahiyleri tanımazlıktan geliyorlardı.  Ancak sinelerin gizlediği gaybı bilen Allah onların hi­lelerini boşa çıkarıyordu. Kur’an’ın tabiriyle “Onlar bir ümmetti gelip geç­tiler, onların yaptıkları onlara, sizin yaptıklarınızda si­zedir” (2/141)  ilkesi gereği onlar gelip geçti ancak, bugün ­de aynı perdenin yeniden sahnelendiği de bir vakı­adır. Bugün bu role soyunanlar da korkaklıklarının, dö­nekliklerinin, iki yüzlülüklerinin ikbal kaygısıyla eğip bükmelerinin karşılığını elbette göreceklerdir. Kur’an’ın tespitleri bunları da içine almaktadır.

“Ey Muhammed! Kur’an’ı önce gelen kitabı tas­dik ederek ve ona şahit olarak gerçekle sana indir­dik, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet. Gerçek olan sana gelmiş olduğuna göre, onların hevalarına uyma. Her biriniz için bir yol ve bir yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı. Fa­kat bu, sizi verdikleriyle denemesi içindir. O halde iyiliklere koşun. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O. ayrı­lığa düştüğünüz şeyleri size bildirir.

O halde Allah’ın indirdiği kitap ile aralarında hük­met. Allah’ın sana indirdiği kitabın bir kısmından se­ni vazgeçirmelerinden sakın. Hevalarına uyma. Eğer yüz çevirirlerse bil ki, Allah bir kısım günahları yü­zünden onları cezalandırmak istiyor, insanların çoğu gerçekten fasıktırlar.

Cahiliye devri hükmünü mü istiyorlar? Yakinen bilen bir millet için Allah’tan daha iyi hüküm veren kim vardır?”(5/48-50)

İnanıyoruz ki en güzel hüküm Allah’ındır. Hüküm ona aittir. “Cahiliye hükmünü mü istiyorlar?”, “Al­lah’tan daha güzel hüküm veren var mıdır?” ifadele­riyle hükmün Allah’a mahsus olduğunu ilan ederek, en güzel hüküm verici olduğu konusunda meydan okuyor.

Fakat insanlık yolunu çoktan seçmiş ve tercihini yapmıştır. Allah’ın hükmü sadece inanan vicdanlara mahkum edilerek hayat sahnesinden silinmiştir. Yahudiler bunu hevalarından çıkardıkları mişnaları kita­bın önüne geçirerek yaparken, müslümanlar çağ­daşlık adına kotarmışlar bu işi. Konuşması gereken­ler suskunluğu, çalışıp didinmesi gerekenler de ra­hat ve tembelliği tercih etmişlerdir.

“Ey inananlar size ne oldu? Allah yolunda sava­şa çıkın dendiğinde yere yığılıp kaldınız. Ahiret yeri­ne dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının geçimliği ahirete göre çok azdır.

Eğer savaşa çıkmazsanız Allah size can yakıcı bir azap ile azab eder ve sizi başka bir toplumla de­ğiştirir. Ona hiçbir zarar da veremezsiniz. Allah’ın gücü her şeye yeter.”(9/38-39)

Bu uyarılar toplumun kulağına girmediği içindir ki hevalarına uymayı Allah’ın kitabına uymaya tercih etmişlerdir, insan tercihinin ürünü olacağına göre bizim tercihimiz ne olmalıdır? Batıla dalanlarla dal­mak mı yoksa kıyamete beş kaldığını bile görsek Hakk’a sarılmak mı olmalı?

Elbette akıl sahipleri için yapılacak şey hakkın yanında yer alarak batıla karşı hakkı ayakta tutmaya çalışmak olmalıdır.

Helak ettiğimiz topluluklar içinde kendini iyi ka­bul edenler kötülere mani olsaydı ya! olmadılar. Biz de hepsini birden yok ettik” tehdidine muhatap olmamamız elzemdir. Yapacağımız şeyleri gözümüz­de değil gönlümüzde büyüterek, insanların kavurgalaşarak özünü kaybettiği günlerde bir tek buğday ta­nesi de olsa, özelliğini korumalıyız ki, toprakla buluşunca benzerini yetiştirebilsin.

“İçinizden insanları hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. İşte kur­tuluşa erişenler onlardır.”(3/104)

“Ey iman edenler! sabredin, sebat edin, hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’tan korkun ki kurtuluşa erebilesiniz.”(3/200)

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Kapalı