GenelYazarlardanYazılar

Mâna Girdabı

Sürekli yıpratılan kelimeler başlıklı bir yazı yazılsa ilk kelime merhamet olurdu.

Her geçen gün anlamı yitirilen kavramlar başlıklı bir yazı dillense yine ilk kelime merhamet olurdu. Ancak ben bunlara katılmakla birlikte, böyle bir başlıkla değil bir mananın kayboluşuyla başlayacağım.

Kur’an’ın temel kavramlarından biri olan rahmet, türevleriyle birlikte Kuran’da 320 yerde geçmektedir.

Rahman, rahim, merhamet gibi kelimeler kuran ve din hasebiyle günlük yaşantımızda da özne konumundadır. Kelimeleri biz kendi benliklerimizle giydiririz ve ne anlam yüklemek istersek öyle somutlaşır. Örneğin zikrullah (Allah’ı zikretmek) nedir ki, sadece “Allah” demek kadar basite indirgendi. Oysa zikrullah “ Hakikati hatırda tutmaktır”. Merhamette aynı şekilde!

Bir şeyi yerinden etmek zulümdür. Yalan, bir doğruyu yerinden etmektir ve bu söyleyeni zalim yapar. Biz ise kavramları manalarından ediyoruz, bir bakıma bu da zulümdür ve istemesek de zalimleşiyoruz. Biz merhametle acımanın arasındaki çizgiyi göremedik, önemsemedik, belki de yoksaydık. Ve merhametin manasını kaybetmeye geldik.

Merhamet; bir şefkat, sevgi, kalp yumuşaklığı olarak tanımlanır ancak acıma bunların bir tık gerisinde kalır.

Merhamet; görülen bir fiile fail olmaktır, acıma ise meful(nesne) olarak kalmaktır.

Bir mahallede komşular arasında bir ailenin maddi sıkıntıları varsa ve bundan söz edilirken birisi “ah yakacak kömürleri bile yok” , ve diğerleri “ vah”, ” tüh” , “yazık” diyorsa herkes o aileye acıyordur. İçlerinden biri kendi yakacak kömüründen bir miktar veriyorsa o kişi merhamet sahibi bir kişidir. Kendini bu işte sorumlu hissedip fail olmuştur.

Ne yazık ki toplum olarak; içimizdeki merhamet, acıma raddesinde kalır hale geldi. Hele ki biz Müslümanlar her işimize “Rahman ve Rahim” olanı anarak başlarız. Allah her insana merhamet eder bu onun Rahman oluşudur. Ve inananlara ayrıca merhamet eder bu da Rahim oluşudur, tabi siz bunları bilirsiniz ancak demek istediğim Müslümanlar olarak bizim merhametli olmaya, acımanın setlerini kırıp kalbimizi yumuşatmaya daha çok ihtiyacımız var. Televizyonun, internetin yansıttığı zulümlere, kötülüklere, kargaşaya karşı içimizdeki duygu acımak değil merhamet etmek olmalıdır. Ekranın ardından neler söylesek de bir değeri yoktur. Sözümüzün kıymetli olması için yaptığımızın kıymetli olması gerekir. Merhamet en büyük kıymetlerden biridir. İnsanlık olarak hatırlamaya muhtacız.

Biz öncü olacağız ki kelimeler yitip gitmesin.

Öncülere öncü olmamız duası ile

Daha Fazla

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir