
Hz. Muhammed (a.s.) Hz. Hatice annemiz ile niçin evlendi?
Soru:Hocam yine piyasada dolaşan bir rivayet: Peygamberimiz (s.a.v.) Hatice validemizle para için evlenmek istemiş. Hatice validemizin rahiple nişanını bozdurmuş. Sonra beraber ticaret yapmışlar zengin olmuş. Otorite sahibi de olmuş ve bu otoriteye göre de kitaplar yazmış. O’na kitap falan gelmemiş. Otoritesini kabul ettirmek için bunlar Allah’tan geliyor diyormuş. Elbette ki ben bu gibi söylemlerin zevzeklerin zırvaları olduğunu anlıyorum fakat bu zırvacılara karşı bir cevap olması gerekmez mi diye düşünüyorum?
Cevap: Elbette her söze verilecek uygun bir cevap vardır. Sorudaki ithamlara bakılınca, bu sözleri söyleyenlerin ehli iman olmadığı açıkça gözükmektedir. Bu ithamları yapanlar, yerli ve yabancı İslam düşmanı olan şahıslar olsa gerek. Bunlar Allah’ı tanımadıkları gibi, Allah’ın elçisi olmanın ne demek olduğunu da anlamayan zavallılardır. Eğer Kuran’dan nasip tar olmuş olsalardı elçinin böyle bir lüksünün olmadığını görürlerdi. Bakar mısınız rabbimiz elçisi için ne buyuruyor:
“Eğer (Muhammed) bize atfen bazı sözler uydurmuş olsaydı,” “Elbette onu kıskıvrak yakalardık.” “Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).” “Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.” “Doğrusu o (Kur’an), takva sahipleri için bir öğüttür.” “İçinizde (onu) yalan sayanlar bulunduğunu şüphesiz bilmekteyiz.” “Ve her halde o, kâfirler üzerinde bir hasrettir.” (Onların hüsranını artırır.) (Hakka 69/44-50)
İşte hüsranı büyük olanların kinlerinden dolayı ağızlarından dökülen yalanlardan başka bir şey değildir. Gerçekler ise bu iddiaların hilafınadır. Hz. Muhammed’e talip olan Hz. Hatice Validemizdir. Onun adına ücretle ticaret yaptığı doğrudur. İşte bu ticari ilişkide Tanıdığı Muhammed’e Hatice validemiz kendisi talip olmuş ve Hatice Validemiz Peygamberimize şöyle demiştir:
“Muhammed! Seninle insanlar arasındaki şerefin, güvenilen bir kimse oluşun ve doğruluğun nedeniyle evlenmek istiyorum.” (Hatice bint’i Huvey-lid) (Celaleddin Vatandaş Hz. Muhammed’in Hayatı C.1. S.41)
Mekkeliler Hatice için “Ettahire”, Muhammed için de “El Emin” diyorlardı. Böylece EtTahire ile El Emin hayatlarını birleştirerek mutlu bir yuva kur-muşlardı. Bu yuvadan iki erkek dört kız altı çocukları olmuştu…
Rahibin nişanını bozdurma yalanına gelince; Mekke de o tarihlerde ne Rahip ne de Haham bulunmuştur. Var olan birkaç ehli kitap sanatkârın varlığından bahsedilmektedir o kadar. Ayrıca Hz Hatice ye Mekke’nin tüm ileri gelenleri talip olmasına rağmen o hiç kimseyi kabul etmemişti. Yukarıdaki ona ait olan sözler de onun nasıl bir eş aradığını göstermektedir. Bu konudaki hakikat budur. Birazcık akıldan nasibi olanın ve gerçeğin peşinde olarak Kur’an’ı okuyan onun Allah tarafından seçilmiş bir elçi olduğunu kabul etmede hiçbir şüphesi kalmayacaktır. Çünkü kitabın kendisi bunun cevabını vermektedir:
“Hâla Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.” (Nisa 4/82)
“(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur’an’ı vah yetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.” (Yusuf 12/3)
“(Resûlüm!) Şüphesiz ki bu Kur’an, hikmet sahibi ve her şeyi bilen Allah tarafından sana verilmektedir.” (Neml 27/6)
“Kuran’a uymayı sana farz kılan Allah, seni döneceğin yere döndürecektir. De ki: «Rabbim kimin doğrulukla geldiğini, kimin apaçık sapıklıkta bulunduğunu en iyi bilendir.»(Kasas 28/85)
Bu nedenle diyoruz ki, kim ne derse desin gerçekler değişmez değiştirilemez. Yalancıların bir avuç balçığı ile de güneş sıvanamaz. Ne mutlu Hakka teslim olanlara ki; dünya ve ahiret onlar için darus selamdır…


